AB-Çin ilişkilerinde ‘sistemik rekabet’ dönemi

AB-Çin ilişkilerinde ‘sistemik rekabet’ dönemi

Mart 18, 2019 0 Yazar: admin

Çin-Avrupa ilişkilerinde baş döndürücü bir süreç yaşanıyor. Avrupa Komisyonu ortak bir Çin siyaseti geliştirmek için geçen hafta toplantı, 12 Mart’ta yayınlanan belgede Çin ilk kez ‘ekonomik bir rakip’ olarak nitelendi. Ardından Çin-AB Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalogu gerçekleşti. 21 Mart’ta 28 AB lideri bir araya gelerek ‘Çin meselesini’ konuşacak. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 21-26 Mart 2019’da İtalya, Fransa ve Monaco’yu ziyaret ediyor. 9 Nisan’da önce yıllık Çin-AB Zirvesi var, ardından Çin’in Orta ve Doğu Avrupa ülkeleriyle 16+1 buluşması gerçekleşecek. 16+1 mekanizması Çin’in ‘Truva atı’ olarak görülüyor, iki taraf Nisan’da Hırvatistan’da buluşacak. Çin’le bu çerçevede masaya oturan 16 ülkeden 11’i AB üyesi.

Xi’nin ziyareti öncesinde AB daha sert bir Çin siyasetine hazırlanıyor. AB’nin Çin’i “sistemik bir rakip” olarak tanımladığı ‘Stratejik bakış’ belgesi 12 mart 2019’da açıklandı. Belge, Çin’in Avrupa’da giderek artan ‘yüksek profili’ karşısında ve Xi’nin Avrupa’ya yapacağı ziyaretin öncesinde, Pekin’e daha fazla baskı verme girişimi olarak değerlendiriliyor. Bazı konularda, AB’nin Çin konusunda ABD ile benzer kaygılar taşıma noktasına geldiği de belirtiliyor.

Belgede öne çıkan bazı ifadeler şöyle:

-Çin’in sunduğu zorluklar ve fırsatlar dengesi değişmektedir. Çin’in ekonomik gücü ve siyasi etkisi, öncü bir küresel güç olma hedeflerini yansıtan, benzeri görülmemiş bir ölçekte ve hızla büyüdü. Çin artık gelişmekte olan bir ülke olarak kabul edilemez. Kilit bir küresel aktör ve lider teknolojik güçtür.

-Çin, alternatif yönetim modellerini teşvik eden ‘sistemik bir rakip’, bu da çıkarların ve değerlerin ilkeli bir savunmasını mümkün kılan esnek ve pragmatik bir bütünlüklü AB yaklaşımı gerektirir.

-Üye ülkeler ve 16+1 gibi bölgesel işbirliği mekanizmaları, AB hukuku ve kurallarıyla uyum sağlama sorumluluğunu taşımalıdır. 

-Çin çok taraflılık konusunda seçicidavranabiliyor ve kurallara dayalı uluslararası düzenin farklı bir anlayışına sahip.

AB’nin Çin’le ticaret açığı, önceki yılki 20,8 milyar avro seviyesinden, 21,4 milyar avroya (24,28 milyar dolar) yükseldi. (Eurostat)
Photo- Alamy

İnsan hakları, ikili ilişkilerin kalitesinin önemli bir ölçüsü olacaktır.Ekonomik ve sosyal haklarda ilerleme olsa da, özellikle Sincan ve medeni, siyasi haklar konularında Çin’de insan hakları durumu kötüye gidiyor.

-Afrika, Balkanlar dahil olmak üzere Çin’in üçüncü ülkelerde yatırım faaliyetleri artıyor. Bu yatırımlar alıcı ülkelerde ekonomik büyümeye katkı sağlıyor. Aynı zamanda, bu yatırımlar sıklıkla sosyo-ekonomik ve finansal sürekliliği ihmal ediyor, yüksek seviyeli borçlanmalara ve stratejik kaynak ve varlıkların kontrolünün transferine neden oluyor.