Pages Navigation Menu

Birikmiş bencillik

Birikmiş bencillik

-Proust-

Gilberte, kimi zaman, annesiyle babasını düşnüp bu hayat görüşünden çok utanıyor olsa gerekti (çünkü Mme Swann bile, onun gözünde iyi bir anneydi ve gerçekten öyleydi de); ne yazık ki, hayat görüşünü oluşturan unsurları, annesiyle babasından aldığını da hesaba katmak gerekir, çünkü kişiliğimizi, kendi kendimize, hiç yoktan yaratmayız. Annede var olan bencilliğe, babanın ailesine özgü, farklı bir bencillik eklenir; bu, her durumda bencilliğin artması, hatta katlanması anlamına gelmez, yeni, çok daha güçlü ve korkunç bir bencillik yaratır.

Dünya kurulduğundan beri, bir kusurun belirli bir türüne sahip aileler, aynı kusurun başka türüne sahip ailelerle birleştikçe, bu evliliklerden doğan çocuklarda, kusur eksiksiz ve iyice korkunç bir hal aldığından, üst üste biriken bencilliklerin (şimdilik bu kusurla kendimizi sınırlayalım), bütün insanlığı yok edecek bir boyuta, güce ulaşması gerekirdi; ne var ki, yine aynı kusurun doğurduğu bazı doğal kısıtlamalar, kusurun makul ölçülerde kalmasını sağlar; tıpkı tekhücrelilerin, sonsuz çoğalarak gezegenimizi yok etmesini, bitkilerde tekeşeyli döllenmenin, bitkiler alemini yok etmesini engelleyen kısıtlamalar gibi.

proust swann

Ara sıra bir meziyet, bu bencillikle birleşerek, farklı, çıkar gütmeyen bir güç oluşturur. Manevi kimyanın, nesiller boyunca aşırı korkunç hale gelen unsurları, bu şekilde sabitleyip zararsız kılmasını sağlayan sonsuz bileşim vardır ve ailelerin tarihine çok ilginç bir çeşitlilik katabilir. Ayrıca, Gilberte’te de bulunması gereken bu birikmiş bencilliklerin yanı sıra, anne babanın büyüleyici bir meziyeti de bulunur; bir an gelir, bu meziyet tek başına sahnede kalır ve etkileyici rolünü kusursuz bir samimiyetle oynar.

Kaynak: Albertine Kayıp, S.171

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *