Sanlitun’da sıradan bir öğleden sonra

Sanlitun’da sıradan bir öğleden sonra

Aralık 29, 2018 0 Yazar: admin

Cuma, 2:53, Sanlitun Soho sakin. Millet işinde gücünde. Luckin kafeden bir extra Americano alıyorum, indirim kuponlarım var, bir fincan kahve 12 yuana (9 lira) geliyor. Soho görevlileri yerleri yıkıyor, kalpak takmışlar, yüz ifadelerine bakılırsa Çin’in tipik ‘yurdum insanları’. Çin’de sırandan insanların fotoğraflarını çeken sanatçıların arşivlerine bakın, yahut benzer amaçla Çinli yüzleri çeken turistlerin fotoğraflarına; sanki tek tip bir Çinli yüzü pozluyorlar her defasında. ‘Çinliler birbirine benzediği için” mi? Hayır, Çin algınız tek tip olduğu için!

Tek tük gençler geçiyor önümden. Kol kola girmiş iki genç kız, soğuktan mı birbirlerine sokuluyorlar acaba? Bugün hiç soğuk değil, kış birkaç gün mola vermiş gibi. Kaz tüyü montlar, içi yünlü ayakkabılar, bere… Kış kıyafetleri trendi var, sanki vücudu sıcak tutmak kadar o trendi yakalamak da önemli; UGG marka botlar mesela, Pekinli olmanın nişanesi gibi. Canada Goose marka mont, Huawei olayından sonra algıda seçicilik midir bilmiyorum, adım başı Canada Goose giymiş birine rastlıyorum! Evet adım başı! 15:12, dördüncü Canada Goose.

Soho’da pek çok dükkanın kapalı olduğunu yeni fark ediyorum. Çoğunun tabelaları sökülmüş, yavaş yavaş terk ediliyor sanki burası. Ankara Atakule’nin veya Karum’un sonu da böyle gelmişti. Sanlitun Soho bana Karum’u hatırlatıyor, üstü açık versiyonu. 

Sokaktaki hareketliliğin en az %50’sini yemek kuryesi çocuklar oluşturuyor! Sarı mont ve sarı motor kaskı giyenler Meituan markasından, kırmızılılar Baidu. (Bu sarı montlu çocuklar bugünlerde dikkatli olmalı; istemeden de olsa muhalif bir hareketin fitilini ateşleyebilirler!) Mavi montlu bir kurye daha geçti, bu hangi şirket acaba? Cep telefonlarından gelen siparişleri yakalayıp mağazalara koşturuyorlar, siparişi toparlayıp motoruna atlıyor, motorun arkasında bir sepet, içecekler yolda sarsılıp dökülmesin diye özel bölmeler var. Her gün kaç yüz siparişi adresine ulaştırıyor acaba bu çocuk? Kaç kişiden ‘5 yıldız’ istiyor? Bu çocukların kaba saba tavırlarından, siparişlerini bir an önce almak için kafelerde sıraya girenleri itip kakmalarından çok rahatsız olmakla birlikte, onların bu dev şehirde hayata tutunma çabalarına olan saygım, daha hoşgörülü olmamı sağlıyor. 

Bu ülkede büyük ekonomik fotoğrafın sağlamasını sokağa çıkar çıkmaz yaparsınız; take away endüstrisinin büyüklüğüne dair bir haber okumuştum, işte tam önümde cereyan ediyor her şey, hayat sanki waimai (take away) üzerine dönüyor, herkes her şeyi bir yerden sipariş ediyor; şu an kahvesini içtiğim Luckin kafenin bütün stratejisi take away üzerine kurulu, bu şubede 3 sandalye var, çoğu şubesinde oturacak yer dahi bulunmuyor, telefonla siparişini veriyorsun, sonra gidip alıyorsun kahveni veya kuryeyle gönderiyorlar.

Güvenlik görevlisi (baoan) çocukla bir an göze göze kalıyoruz. Gelip geçenleri izleyip notlar aldığımı fark etmiş olabilir mi? Bu çocukların yetkilerini tam olarak anlayabilmiş değilim, ne gibi yaptırım hakları var mesela? Üniformaları gayet iddialı, bir de silahı olsa özel tim sanacaksın, ama copu bile yok garibin. Uyduruk bir telsizle ara sıra anons dinliyor: Ön tarafa uygunsuz park eden paylaşım bisikletlerinden şikayetçi amirleri. ‘Bu rang tamen, bu rang tamen’ (izin vermeyin onlara) diye bağırıyor ağır bir Pekin şivesiyle. 

Dükkan ve ofislerden sigara içmeye çıkan tipler oluyor. Muhtemelen çok az vakitleri var bu iş için, hızlı fırtlar çekip bırakıyorlar. Sanki maksat o sigarının keyfini sürmek değil de, iş ortamından bir an için kaçmak. Hızlıca Wechat’lerine bakıyorlar, o da sanki bakmaları gereken bir şey gibi. Wechat’e birkaç saat bakmasalar, hayattan geri kaldıklarını sanıyorlar. 

15:16, beşinci Canada Goose. 

Hafta içi bu saatlerde sık karşılaşılan bir tip de şu: 40 yaş civarı, orta sınıf, birkaç yıl önce boşanmış, eşinden aldığı nafaka sayesinde çalışmasına gerek olmayan Çinli kadın. Hala 29 gibi görünmeyi başarıyor, bakımlı, belki evli olduğu günlerden daha bakımlı. Boşandıktan sonra hayata karşı ayrı bir özgüven geliştirmiş gibi; göz göze kalmaktan ve gülümsemekten çekinmiyor. Bu kadın birazdan gidecek bir kafede kendi yaşıtı bir başka kadınla oturup çay içecek, günlük meseleleri konuşacaklar, Taobao’dan yeni aldığı kıyafeti gösterecek biri, diğeri çok beğenip linkini isteyecek, varsa çocukların durumu sorulacak, hafta içi okulda yatılı kalan çocukların hızla büyümesine şaşırılacak, birinin İngilizceyi nasıl ilerlettiğiyle gurur duyulacak, diğeri kendi kızının piyanoya ne kadar yatkın olduğunu anlatacak. Böylece yiyecekler birkaç saati. 

Zengin ailelerden gelen işsiz güçsüz Pekinli genç kızlar etrafta. Birazdan bir yerde bir şeyler yiyip akşam da arkadaşlarıyla KTV’ye gidecek veya bir barda ılık Corona biraları içecekler. Ha kıza sorsan işsiz değil, Taobao mağazası olduğunu ve kendi tasarımı olan kıyafet ve takıları sattığını söyleyecektir. Baba parası yemeyi girişimcilikle kamufle etmek!

15:46’da dokuzuncu Canada Goose; artık saymayı bıraksam iyi olur. Çok işte.

16:00 itibariyle daha taze makyajlı kadınlar belirmeye başladı, akşam için yapılmış makyajlar bunlar. İhtiyar bir amca, peşine bir köpek takmış yürüyor. Köpeğin tasmasını serbest bırakmış. Arada arkasına bakıp köpeği kolluyor, köpeğin kendisini izlediğinden emin olduğunda da şaşkınlıkla etrafı, yeni yaşam alışkanlıklarını inceliyor. Amca belki de bu mahallenin çocuğu, ama başka bir ülkeye gittiğinde karşılaşacağı farklı çevre ve insan tipleriyle, kendi kapısının önünde karşılaşmanın hayreti içerisinde. ‘Her şey hangi ara bu kadar değişti’ diye düşünüyor belki. ‘Ve biz bu değişimin neresindeyiz?’