Yasak Kent’in en gizemli odasında bir Türk hamamı!

Yasak Kent’in en gizemli odasında bir Türk hamamı!

Eylül 19, 2016 0 Yazar: admin

Yasak Kent’e (Zijincheng) bir kez ilgi duymaya başlayan biri, bir daha burası üzerine düşünmekten, her seferinde burayı sanki ilk kez görüyormuş gibi ziyaret etmekten kendini alamaz. Bu yönüyle Yasak Kent, bir saray kompleksi ve bir saray müzesinden fazlası; ben buraya “mini China” diyorum. Sadece bu mekan üzerinden Çin hakkında pek çok şey konuşulabilir.

Anıtsal mimarinin insan ölçeğine indiği Yasak Kent’te dolaşmak insana müthiş bir haz veriyor.

Belçikalı sanat tarihçisi Simon Leys Yasak Kent’in insanda yaratığı duyguyu bu bağlamda çok güzel ifade etmiş:

“Geniş avlular ve saraylar dünyadaki en müthiş mimari kalıntılardan. Mimarlık tarihinde imparatorluğun haşmetini ifade etmeye çalışmış anıtların çoğu insan ölçeğini ezip geçmiş ve sakinlerini karıncaya dönüştürmeden amacına ulaşamamış… Yasak Kent’teyse aksine, azamet daima sade ve doğal bir ölçü izliyor. Onu, anıt ile izleyici arasındaki orantısızlık değil, uyumlu mekandaki çelişkisizlik taşıyor. Avluların ve çatıların bu soyluluğu, farklı gün ve sezonların değişen ışığı altında sonsuz bir şekilde kendini onaylıyor ve ziyaretçiye, sadece müziğin kimi zaman verebileceği cinsten bir mutluluk hissi veriyor. Vücut sanki suda ağırlığını kaybediyor, ziyaretçi böylesi bir mükemmeliyetin içinde varlığının hafiflediğini hissediyor.”

Saray müzesini pek çok kez ziyaret ettim, ancak girmeyi başaramadığım bir alan vardı: Wuyingdian.

Sarayın bu bölümünde Türk tarzı bir hamam olduğunu duymuştum, ne zaman, kimler tarafından yapıldığını, şu an ne durumda olduğunu bilmiyordum. Bildiklerim bir efsaneye dayanıyordu: Kaşgarlı Afak Hoca’nın torunu İparhan, Qianlong’un sarayına girince, memleket özleminin dindirmesi için imparator onun için bir hamam yaptırmış… Kulağa romantik geliyor…image_1471311487-298726

Uzun uğraşlar sonunda müze yönetiminden gerekli izni kopardım, Ağustos ayında bir video hazırlamak için kameraman ve çevirmen arkadaşımla saraya gittim.

Xihuamen’den girerek doğrudan Wuyingdian’e geçtik. Birkaç ay önce, geçici bir sergi nedeniyle saray müzesine getirilen klasik Çin resminin en önemli kent manzaralarından biri olan Qingming Shanghetu’yu görmek için buraya gelmiş, saatlerce beklememe rağmen içeri girememiştim. Bu kez geri dönüş olamazdı: O odaya girmeliydim!

 

7 dakikalık kısa videoyu izlemek için linke tıklayın.

ekran-resmi-2016-09-21-05-55-30-os

forbidden-city-beijing(Türk hamamı 12 numaralı bölümde yer alıyor)

Saray uzmanları Wang Zilin, Huang Ximing ve Wang Wentao bana eşlik ediyordu. Yudetang’a geldiğimizde Wang Zilin beni daha da heyecanlandırdı: “Burası Yasak Kent içindeki en gizemli yer!”

_mg_0009Yudetang, Qing Hanedanı döneminde yayınevi olarak kullanılmış bir mekan. Kapı kilitli, buradan sorumlu bir görevli kilidi açıyor ve içeri giriyoruz. Karanlık ve dağınık. Az ileride kırmızı bir kapı var. Oradan devam etmemi söylüyor yetkililer, kapıyı açıyorum ve bir anda bambaşka bir atmosfere giriyorum. Yasak Kent içinde başka bir dünya. Kırmızının yerini beyaz alıyor, dar geçitten ilerleyerek hamama ulaşıyorum, penceresiz bir yapı, ancak içerisi aydınlık, çünkü tepede bir kubbe var ve kubbeni tam ortasına pencere konmuş. Güçlü bir ışık giriyor içeri. Burası gerçekten Yasak Kent’in bir parçası mı ve ben hala Yasak Kent’te miyim diye düşünüyorum…

Yongle yepyeni bir saray inşa ederek başkenti Nanjing’den Pekin’e taşıdı ancak Yuan sarayından kalan bazı yapılar da korundu. Türk hamamının o yapılardan biri olduğu sanılıyor. Bir diğeri de yine Wuyingdian’de bulunan Duanhong Köprüsü. Wang Zilin hamam için “Bu yapı tamamen Müslüman-Türk özellikleri taşıyor” diyor. Muhtemelen o dönemde Osmanlı’dan gelen ustalar yapının inşaatında çalışmış. Ancak ellerinde yazılı kaynak yok. Diğer yandan, birkaç gün önce değerli hocamız Prof. Dr. Ahmet Taşağıl konuyla ilgili şöyle bir tweet atmıştı:

tasagil

Bu konuda Çinli ve Türk uzmanların ellerindeki kaynakları paylaşarak beraber çalışmaları gerekiyor.

Yapının tarih boyunca iki işlevi olmuş, öncelikle yıkanmak ve ikinci işlevi oruç tutmak. Yani maddi ve manevi olarak iki anlamıyla da burası bir arınma mekanıymış. Zaten hamamın yanına Ming döneminde eklenen yapının adı da Ahlaki Arınma Odası. (Yudetang) Ming döneminde bazı imparatorlar oruç tutmak için buraya girermiş. Ölümünün ardından İmparator Renzong’un cenazesi yıkanmak için buraya getirilmiş.

Hamamın su ısıtma ve nakletme sistemi de o dönem için oldukça gelişmiş. Bu konuda teknik detayları Wang Wentao’dan dinledim. Su kuyusundan çekilen suyun taştan yapılma bir kanal aracılığıyla ocağa gönderildiğini söylüyor. Burada ısınan su başka bir oluktan geçerek kazana akıyor. Kazan 1 tona kadar su alabilirmiş. Bu kazandaki su bir boruyla hamama naklediliyor.

2013 yılında Çin’de Türk kültür yılı kutlandığında Türkiye dışişleri ve kültür bakanlıklarından yetkililer saray davet edilmiş, Çin tarafı, hamamı gördüklerinde Türklerin ne yorum yapacağını görmek için, ziyaret öncesinde Türklere buranın bir Türk hamamı olduğunu söylememişler. Türk yetkililer içeri girdiklerinde çok şaşırmışlar: “Nasıl yani, burada bir Türk hamamı mı var?” Uzmanlar, Nobelli Türk yazar Orhan Pamuk’un da saray ziyareti sırasında bu hamamı gördüğünü söylüyor.

img_7082

989ac7b7-ebd9-4b9d-a517-1b6aa8a6a8a1

forbidden-city_travel_11